Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Peptik Ülser5 min read

Ülser mide veya onikiparmak bağırsağı iç duvarında meydana gelen yaralara denir. Gastrit hastalığı geçiren hastaların ileriki safalarında karşılaşılan bir durumdur. Mide ve onikiparmak (Duodenum) da sindirim için var olan öz sıvının asit baz değerlerinin düzensizliği dolayısı ile mide veya Duodenum(onikiparmak bağırsağı) iç duvarının yanmasına ve yaralanmasına sebep olur. Bu süreç hastalar için yemek öncesi ve sonrası gelişen karın ağrılarına, reflü olarak telaffuz ettiğimiz mide öz sıvısının yemek borusunu tahriş etmesi ile meydana gelen yanma hissi gibi belli başlı rahatsızlıklar hissetmesine sebep olur. Bununla birlikte hastanın ailesinde var olan gastrit ve ülser öykülerininde genetik olarak yatkınlık gösterdiği günümüzde bilinmektedir.

Nedeni

Ülser ilk önce kendini Gastrit adı altında daha önce anlatılmış olan hastalığın ilerlemesi ile kendini gösterir. Belirttiğimiz gibi mide içinde var olan Helicobakter pylori bakterisi, mide iç yüzeylerinde kendine yer bulur. Otoimmun sistem yani bağışıklık sistemimiz, bu bakterilerin yaşamını indirgemek adına mide öz sıvısını sürekli salgılanmasına sebep olur ve bu mide iç yüzeyinin yanmasına yaralanmasını sağlar. Bu yaralanmalar mide ve onikiparmak bağırsağı için delinme riski oluşturur.

Bunlar ile birlikte stres hali bu olayların oluşumuna etken olduğu belirlenmiştir. Genellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde bu rahatsızlığın artığı bir çok hastada gözlemlenmiş ve bu değişikliğin bakteri üremesi için uygun ortam ola bileceği düşünülmektedir.

Belirtileri

Ülser hastalarında en sık görülen rahatsızlık karnın üst kısmında kemirme ve yanma şeklinde ağrının hissedilmesidir ve bu durum hasta kişilerde genellikle öğün aralarında belirmektedir.  Ayrıca, özellikle onikiparmak ülseri hastayı gecenin herhangi bir saatinde uykudan uyandırabilmektedir. Bunun yanı sıra, sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde ağrıların artması durumunun yanında hastaların bazılarında bulantı, ağrı oluştuğunda kusma hissi ve kusmayla gelen rahatlama, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi belirtiler de görülebilmektedir.

Ülserin sebep olduğu rahatsızlıklar şunlardır;

Kanama: Üst sindirim yollarında oluşan kanamaların çoğu ülserden kaynaklanmaktadır. Üst sindirim sisteminde oluşan bu kanamalar daha önce hiç mide şikâyeti olmayan insanlarda da görülebilmektedir. Kusma ve siyah renkli mide öz sıvısının gelmesi bununla birlikte fenalık ve soğuk ter, mide kanamasının belirtileridir ve bunlardan herhangi birinin görülmesi durumunda derhal bir doktora başvurulması gerekmektedir.

Mide Delinmesi (Perforasyon): Ülserin derinliğinin iyice artarak ve tüm mide ya da onikiparmak bağırsağı duvarını geçmesi durumunda oluşan delinmeye mide delinmesi denilmektedir. Tedavisi genellikle ameliyat olan mide delinmesi durumunda, hastanın karnı sertleşmekte ve ağrıdan kıpırdayamaz hale gelmektedir. Bu durumda derhal acil müdahale edilmesi gerekmektedir.
Tıkanma: Akut ülser nedeni ile duedenum(onikiparmak bağırsağı) ve pylor(mide onikiparmak bağırsağı bağlantı noktası) kanalında ödem meydana gelmesi ve uzun süreli ülser nedeni ile nedbe dokusunun oluşması sonucunda yiyecek, içecek türü şeylerin geçimini sağlayan pasajın daralarak tıkanması anlamına gelmektedir. Bu gibi durumlarda, tıkanma olan kişi midede birikip ileri gidemeyen materyali kusar ve yine aynı sebeple hastada sürekli bol kusma görülmektedir. Bu gibi durumlarda hastanın acilen ameliyat edilmesi gerekmektedir

Teşhis;

Hastalığın teşhisi adına ilk olarak asit baskılayıcı ilaçlar kullanılarak iki hafta içinde şikâyetlerin gerilemesi beklenir, gerileme gerçekleşiyor ise ülser teşhisi konulur. Kesin teşhis için üst sindirim sistemi endoskopi yolları ile incelenerek tanıya gidilir

Tedavi

İlk olarak mide öz sıvısını artıracak besinlerden kaçmak adına hastaya uygun diyet programı uygulanması gerekir. Bu diyette hastaya kafeinli içeceklerden asitli yiyeceklerden uzak durması önerilir. Kahve, kola, gazoz, Portakal ve türevlerinin tüketimi bunlardan başlıcalarıdır. Yine hastalık seyrinin gerçekleşmesinde önemli rol oynayan düzensiz beslenme alışkanlığı giderilip periyodik beslenme alışkanlığı edinmesi için hastaya gerekli önerilerde bulunulur. Hatta gerekirse Diyetolog yardımıyla hastaya özel diyet ayarlanması hastalığın gerilemesi açısından çok önemli bir rol oynar.

Kısıtlanması gereken besilerin başlıcaları;

  • Sert, mayalı veya çok eskitilmiş peynirler.
  • Tavşan ve konserve balık gibi yağlı etler, kızarmış veya haşlanmış yumurta.
  • Fırından yeni çıkmış ekmek, çikolata dolgulu kurabiyeler, tatlılar, tam tahıllı ürünler.
  • Lahana, karnıbahar gibi gaz yapıcı sebzeler, hatta soğan, çiğ biber veya enginar.
  • Asitli meyveler, meyve şerbetleri, şekerle kaplanmış, çiğ veya ham meyveler.
  • Kahve, çay, gazlı ve alkollü içecekler.
  • Bulyonlu çorbalar, unlu mamuller ve pastalar, konsantre et suları, kızarmış yiyecekler, çikolata, acılı soslar, kurutulmuş meyveler, dondurma.

Unutulmamalıdır ki bu besinlerin organizmamıza yararları vardır, bu göz önünde bulundurularak bu besinlerin tamamıyla tüketmemek değil kısıtlı tüketmek amaç olmalıdır.

Daha sonra hastaya multifaktoriyal(çok yönlü) tedavi uygulanır. Bu tedavi mide asit düzeyinin ayarlanması, mide içinde yer alan Helicobakter pylori bakterisinin indirgenmesini temel alır ve bir ay gibi bir süreçte şikâyetlerin gerilemesi beklenir.

Bitkisel tedavi:


Prof. Adnan İbrahim Saraçoğlu önerdiği PORTAKAL NERGİSİ (ASLI SAFA ) bitkisi çay şeklinde içilmelidir.

Hazırlanışı bir bardak klorsuz içme suyu kaynatılır. Kaynadıktan sonra bir tutam(bir yemek kaşığı) Aslı safa bitkisi atılır 7dk kısık ateşte bekletilir. Bu aşamalardan sonra süzülerek içilir.

  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    2
    Shares

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir